Ölümsüz Ağacın Mitolojik Hikayesi

İlyada Destanı’nda şair Homeros, mitoloji ve botanikte adı “Ölümsüz Ağaç” olan Zeytin Ağacının ölümsüzlüğünü şöyle anlatır: “Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım”



Mitolojiler, söylenceler, hikayeler, efsaneler, şiirler, romanlar, destanlar…

Yeryüzünde, zeytin ağacı kadar insanlık tarihine konu olan başka ağaç yok denilse yeridir.


Çok sayıda destansı ve folklorik söylenceye konu olan zeytin ağacı, hem tarihe tanıklık etmiş hem de bir anlamda tarihi biçimlendirmiştir. Zira, pek çok hikayenin ve efsanenin ana konusu zeytin ağacıdır. Bu efsanelerin hemen hepsi zeytin ağacının ömrü, değeri, asaleti, insanlığa yararları ve kutsallığını anlatır.


Yunan mitolojisinde zeytin ağacıyla ilgili en bilindik hikaye Parthenon Antik Kentideki kabartmalarda bulunur.


Mitolojiye göre; Atina’yı kimin koruyacağını belirlemek isteyen Zeus, Tanrılar Meclisi’ni toplar. Alınan karara göre, kente en değerli armağanı veren tanrı, Atina’nın koruyucusu olacaktır.


Denizlerin tanrısı Poseidon, cesaret ve savaş gücünün simgesi olan, uzak diyarlara gidebilen uçan bir at armağan eder. Bilgelik tanrıçası Athena ise mızrağının ucunu toğrağa saplar ve topraktan ince dallı, koyu yeşil yapraklı, yeşil meyve veren bir ağaç çıkar. Athena şöyle der: ”Bu ağaç büyüyüp yüzyıllarca yaşayacak, meyvesinin yağı tüm dünya tarafından aranır hale gelecek, gölgesiyle insanları serinletecek, odunuyla ısıtacaktır.” Zeus ve diğer tanrılar bu ağaçtan öylesine etkilenir ki yarışı Athena kazanır ve ağaç Akropolis’e dikilir.


Tüm hırsına ve kazanma isteğine rağmen Poseidon bile zeytin ağacının üstünlüğünü kabul eder. Bunun üzerine Athena, zeytin ağacından bir dalı kırarak Poseidon’a verir ve böylece aralarındaki rekabet yok olur. Efsaneye göre “Zeytin dalı uzatmak” deyimi de bu hikayeden gelmektedir.


Antik dönemin olimpiyat oyunlarında başarı kazanan sporcuların, zeytin ağacının dallarından yapılmış taçlarla ve zeytinlerden sıkılan yağların konulduğu amfora ile ödüllendirildiği rivayet edilir.


Ege topraklarında zeytinyağı geleneği, zeytin ağacının dallarına tutunarak binlerce yıl öncesinden günümüze kadar gelmiştir. Zeytine bağlı kültürel sürekliliğin bu kadar güçlü olmasında onun binlerce yıla ulaşan yerleşikliği ve kültürü besleyen özelliklerinin olduğu şüphesizdir.





269 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör